Diyabet ve Hipertansiyon
Tansiyon Hakkında

Diyabet ve Hipertansiyon

Hipertansiyon gibi diyabet de son zamanlarda görülme sıklığı artan hastalıklardan. Diyabet hastalığı diğer adı ile şeker hastalığı zaman içerisinde hipertansiyon hastalığını tetiklediği gibi, hipertansiyonun da şeker üzerinde etkisi olmaktadır. Diyabet ve Hipertansiyon başlıklı bu yazımızda hem diyabetten bahsedeceğiz. Hem de diyabet ve Hipertansiyon ilişkisini irdeleyeceğiz.

Diyabet Nedir ?

Diyabet (şeker hastalığı), pankreas içerisinde, insülin salgılayan beta hücrelerinin herhangi bir nedenle sayısında ya da işlevlerinde (fonksiyonlarında) azalma sonucu gelişen kan şekeri yüksekliğinin yükselmesidir. Coğrafi bölgelere göre değişmekle birlikte ülkemizde ortalama %8 oranında diyabetli bulunmaktadır. Diyabet hastalığının sınıflandırılması;

  • Tip 1 Diyabet
  • Tip 2 Diyabet
  • Gebelik (Gestasyonel) diyabeti,
  • Diğer sebeplere bağlı (ilaç kullanımına, hormonal bozukluklara, v.b) Diyabet.
Diyabet ve Hipertansiyon

Tip 1 diyabet:

Metabolizmamızın enerji ihtiyacı tükettiğimiz temel besinlerdeki karbonhidrat, protein ve yağlardan sağlanır. Emilebilmek için en küçük besin öğelerine ayrılan bu besin öğelerinin en önemlisi ‘glikoz’ adı verilen basit şekerdir. Glikoz, başta beyin olmak üzere vücudun tüm organlarının önemli enerji kaynağıdır.

Hücreler ihtiyacı olan glikozu pankreastan salgılanan insülin hormonu yardımıyla kullanır, glikoz hücrelere enerji vermek amacıyla insülin sayesinde giriş yapabilirler. İnsülin olarak bilinen bu hormon vücutta yapılamaz ise glikoz enerji olarak kullanılamayacaktır.

İnsülin hormonunun mutlak eksikliğine bağlı olarak meydana gelen klinik tabloya Tip 1diyabet denir. Her yaşta görülebildiği gibi, sıklıkla çocukluk ve gençlik yaşlarında başlar. Ülkemizde diyabetli hastaların %10’u bu tip şeker hastasıdır.

Tip 1 diyabet, bağışık sisteminin herhangi bir nedenle (virüs, ilaç, aşılanma, fizik veya psişik stres v.b) normalden sapması sonucu insülin yapımını üstlenen pankreas beta hücrelerinin tahribi sonucu gelişir. Bu tahribat %80’in üzerine ulaştığında hastalık belirtileri ortaya çıkmaya başlar. 

Tip 1 diyabetin belirtileri; 

  • bulantı, kusma,
  • yorgunluk,
  • karın ağrısı,
  • derin solunum,
  • nefesinde aseton kokusu,
  • dalgınlık,
  • kilo kaybı,
  • sık idrara gitme (özellikle geceleri),
  • ağız kuruluğu,
  • çok su içme, ,

ciltte kuruluk. 

Tip 1 diyabetin tedavisinde değişmez kurallar

  • eğitim,
  • dengeli beslenme düzeni,
  • egzersiz ve insülin tedavisidir.

Bu tip şeker hastalığında insülin kullanmak bir zorunluluktur.

Diyabet ve Hipertansiyon
Diyabetli Hastaların Beslenmesi Çok Önemlidir.

Tip 2 diyabet:

Genellikle 40 yaşın üzerindeki kişilerde görülen diyabet tipi olup başlangıç döneminde pankreas yeterli miktarda insülin salgıladığı halde salgılanan insülinin hücreler tarafından kullanılamaması söz konusudur.

Hastalığın ilerleyen dönemlerinde pankreastan insülin salgılanması yetersiz hale gelir. Bu tip diyabette uzun yıllar klinik olarak bir belirti görülmeyebilir. Araya giren bir enfeksiyon, stres, ameliyat, gebelik veya fazla kilo alınması diyabeti klinik olarak ortaya çıkarabilir.

Ailesinde diyabetli olanlar, şişman kişiler, 4 kg’dan daha ağır bebek doğuran kadınlarda Tip 2 diyabet görülme riski daha fazladır. 

Tip 2 diyabetin belirtileri

  • İlk sırada aşırı idrara çıkma ve çok su içme gelir.
  • iştahlarının iyi olmasına rağmen kilo kaybından, halsizlikten yakınabilirler.
  • Kimi durumlarda görme bozuklukları,
  • cilt yaralarının geç iyileşmesi,
  • ciltte kuruluk,
  • kaşıntı,
  • sık sık enfeksiyon gelişmesi (özellikle idrar yolu enfeksiyonu)
  • ellerde ve ayaklarda uyuşma, karıncalanma,
  • kadınlarda vajinal akıntı, kaşıntı yakınmaları gelişebilir.
  • Derin solunum, soluğun aseton kokması, dilde kuruluk, uyku hali bu tip diyabette de (Tip 2 diyabette de) komanın belirtileri olup hemen hastaneye başvurmayı gerektirir. 
Diyabet ve Hipertansiyon

Tip 2 diyabet tedavisinin esasları

  • beslenme alışkanlıklarının düzenlenmesi,
  • egzersiz  
  • diyabet eğitiminden oluşur.

Eğer bu tedavi planı ile kan şekeri düzeyleri normal sınırlar içinde tutulamazsa ağızdan hap olarak alınan ilaçlar tedaviye eklenir. Ancak bazı hastalarda kan şekeri düzeyini normal sınırlar içinde tutabilmek için geçici veya kalıcı süreyle insülin tedavisine ihtiyaç duyulabilir. İnsülin tedavisinin kalıcı süre ile uygulanması zorunluluğu hastanın pankreasındaki hücrelerin yeterli miktarda insülin üretememesine bağlıdır.

Diyabet ve Hipertansiyon İlişkisi Nedir?

Yapılan araştırmalar sonucunda diyabet hastalarında hipertansiyon görülme sıklığının diyabet olmayan hastalaa göre 2 kat daha fazla olduğu gözlemlenmiştir. İnsülin bağımlı diyabet hastalarında durum daha farklı olmasına rağmen, hipertansiyon görülme sıklığı yine de fazladır. İnsüline bağımlı diyabet hastalarında böbreklerde oluşan hasara bağımlı olarak hipertansiyon gözlemlenmektedir.

Diyabet genellikle obezite ve hipertansiyon ile birlikte gözlemlenmektedir. Glikoz intoleransı veya tip II diyabet genelde hastalarda elma göbek denilen üst karın bölgesinde yağlanma ile kendini göstermekte beraber, hipertansiyon ve koroner kalp yetmezliğinin de göstergelerindendir. İnsüline bağımlı diyabet hastalarında hipertansiyon görülme sıklığı % 50 iken, insüline bağımlı olmayan diyabet hastalarında bu oran %60-70 civarında dolaşmaktadır.

Hareketsiz yaşam, sağlıksız beslenme, suyun az tüketilmesi gibi etkenler de diyabeti tetiklediği gibi, genetik yatkınlıkta diyabet hastalarının sayısının artmasında oldukça etkilidir.

Diyabet ve Hipertansiyon

Sonuç

Metabolizmanın gereksinimi haricinde tüketilen yiyecekler, hazır gıdalar, meşrubatlar, hareketsiz yaşam, stresli çalışma ortamı gibi etkenlerin sebep olduğu diyabet, zaman içerisinde hipertansiyonu da tetiklemektedir. Özellikle diyabet hastalarında böbrek deformasyonu artmakta ve bu da tansiyonun yükselmesine sebep olmaktadır.

Gelecek nesillerimizin güzel günlerinde yanlarında olabilmek için sağlığımıza dikkat etmeliyiz. Bir an önce sağlık kontrollerimizi yaptırmalı, doktorumuza düzenli olarak tansiyon değerlerimizi ve kan değerlerimizi kontrol etmesini belirtmeliyiz.

Hastalıklar çıkmadan önlemimizi almalı önleyici tıp ile sağlıklı yaşamın keyfini sürmeliyiz. Ailemizde diyabet veya hipertansiyon ile ilgili bir hikâye varsa kendimizde de bu tür bir rahatsızlık olma ihtimalini iyi değerlendirmeliyiz.

3 Replies to “Diyabet ve Hipertansiyon

  1. Diyabet hastalığı ben hep korkutmuştur. İnsanın yaşam tarzını, yeme içme alışkanlıklarını vb. herşeyi etkiliyor. Bir çok büyüğümde gördüğüm bu hastalık zor bir alışma süreci var. Eski alışkanlıkları bir kenara bırakıp diyabet hastalarının uyguladığı özel kürlere alışmak ve hayatın bir parçası haline getirmek gerçekten zor. Diyabet hastalığı hakkında yazınızı çok beğendim umarım kimse bu tarz hastalığa yakalanmaz

  2. Gerçekten bir diyabet hastası ile birlikte yaşamak zor. Hastalık ağır ve gerçekten yıpratıcı. Özellikle hipertansiyon ve diyabet üst üste gelince fena oluyor. Uzun yıllardır annem yaşıyor bu problemleri. Allah tüm hastalarımıza şifalar versin.

Bir Cevap Yazın